+90.850.241.71.82 mail@travelithouse.com
Travel IT House > web 3.0 > Web 3.0 Nedir?

Sadece girdiğiniz veriyi doğru şekilde yorumlamakla kalmayıp metin, ses veya diğer medyalar aracılığıyla aktardığınız her şeyi anlayan yeni bir internet türü düşünün. Bu internet, tükettiğiniz her içerik için size her zamankinden daha uygun bir ortam sunuyor. İnternet teknolojisinin evriminde kritik bir eşiğin üzerindeyiz. Adına şimdiden Web 3.0 dendi bile…

Bugün halihazırda var olan, erken aşamadaki birkaç Web 3.0 uygulaması mevcut. Ancak yeni internet teknolojisi, kullanılan ağlara tamamen entegre edilene kadar, gerçek potansiyelini gözlemlemek mümkün değil.

İyi ama Web 3.0 tam olarak nedir? Neye benzeyecek ve hayatımızı nasıl değiştirecek?

Tanım: Web 3.0 Nedir?

Yakın gelecekte kullanılması beklenen ve internetin üçüncü nesli şeklinde tanımlanan Web 3.0, verilerin adeta akıllı bir insan tarafından işlendiği, web siteleri ve uygulamaların makine öğrenimi (ML), Büyük Veri ve merkeziyetsiz defter teknolojisi (DLT) kullandığı bir ortam. Başlangıçta Web 3.0, World Wide Web’in mucidi Tim Berners-Lee tarafından kendine çalışan, akıllı ve açık bir internet olarak “Anlamsal Web” ismiyle anıldı.

Web 3.0 tanımını biraz daha genişletilecek olursak, verilerin merkeziyetsiz şekilde birbirine bağlanacağı ve bu sayede bilginin çoğunlukla merkezi alanda depolandığı mevcut internet neslinde (Web 2.0) ileriye doğru büyük bir sıçrama yaşanacağı söylenebilir.

Ayrıca hem kullanıcılar hem de cihazlar verilerle etkileşimde bulunabilecek. Elbette bunun gerçekleşmesi için programların verileri hem kavramsal hem de bağlamsal olarak anlaması gerek. Bunu göz önünde bulundurduğumuzda Web 3.0 standardının iki kilit noktasının anlamsal web ve yapay zeka (AI) olduğu anlaşılabilir.

Web 3.0, Kripto Para ve Blockchain

Web 3.0 ağları, merkeziyetsiz protokollerle (blockchain ve kripto para teknolojilerinin temelleri) çalışacağından, bu üç teknoloji ve diğer alanlar arasında güçlü bir etkileşim ve ortak yaşam alanı beklenebilir. Akıllı sözleşmeler aracılığıyla her şirketin yapısı değişerek birlikte çalışabilir hale gelecekler. Projeler sorunsuz şekilde entegre edilecek ve işlemler otomatik gerçekleşecek. Afrika’da gerçekleşen mikro işlemden sansüre dayanıklı P2P veri depolama ve Filecoin gibi uygulamalarla paylaşım gibi her alanda kullanılabilecek. Şu anki DeFi protokolleri buz dağının sadece görünen kısmını oluşturuyor.

Web 3.0 Teknolojileri

Web 3.0 teknolojisini incelerken akılda tutulması gereken birkaç ayrıntı bulunuyor. Öncelikle bu kavram yeni değil. Web 1.0 ve 2.0 uygulamalarının ilk geliştiricilerinden biri olan Jeffrey Zeldman, 2006’da Web 3.0 fikrine destek veren bir blog yazısı paylaşmıştı. Ancak konuyla ilgili ilk fikirler 2001 yılının başlarında ortaya atılmıştı.

Web 3.0 Teknolojilerinin Gelişimi

Yapay zeka ve blockchain gibi en yeni teknolojilerle birlikte eski nesil web araçlarının doğal bir evriminden doğan Web 3.0, kullanıcılar arasındaki bağlantıyı artırırken internet kullanımını da yukarıya çekecek. Bir başka deyişle İnternet 3.0, öncüleri olan web 1.0 ve 2.0 sürümlerinin gelişmiş hali.

Web 1.0 (1989-2005)

Statik Web olarak da adlandırılan Web 1.0, 1990’larda kullanıma açılan ilk ve en güvenilir internet yapısıydı. Sınırlı bilgi aktarımı vardı ve neredeyse hiç kullanıcı etkileşimi sunulmuyordu. O tarihlerde kullanıcılara özel sayfa oluşturulması ya da yazılara yorum yapması gibi seçenekler yoktu.

Web 1.0 standardında internet sayfalarını elemek için algoritmalar bulunmadığından kullanıcıların aradıkları bilgiyi bulması daha zordu. Basitçe söylemek gerekirse, içerikler seçkin birkaç kişi tarafından oluşturuluyor, dizinlerde sıralanan veriler tek yönlü dar bir patika üzerinden aktarılıyordu.

Web 2.0 (2005-günümüz)

Sosyal Web olarak adlandırılan Web 2.0 ile YouTube, Facebook, Wikipedia ve daha birçok kullanıcı etkileşimli web platformları ortaya çıktı. Javascript, HTML5 ve CSS3 gibi web teknolojileri kullanılmaya başladı. Bu gelişmeler sayesinde internet çok daha etkileşimli hale geldi.

Bu durum, hem sosyal ağların hem de kullanıcı tarafından oluşturulan içerik üretiminin gelişmesinin önünü açtı. Zira veri, artık çeşitli platform ve uygulamalar arasında dağıtılabiliyor ve paylaşılabiliyordu.

İnternet çağında araç setleri, yukarıda bahsedilen Jeffrey Zeldman gibi web alanındaki öncüler tarafından ileriye taşındı.

Web 3.0 (yakında)

Web 3.0, kullanıcılara yardımcı olmak için akıllı programlar çalıştırabilecek yapay zeka sistemlerinin gücü sayesinde interneti daha akıllı hale getirecek. Bilgiler insan benzeri zeka ile işleneceğinden, web evriminin bir sonraki aşamasına geçilecek.

Tim Berners-Lee, Anlamsal Web teknolojisi; sistemler, insanlar ve ev cihazlarının arasında kurulan “otomatik” arayüz şeklinde tanımladı. Bu nedenle içerik oluşturma ve karar verme süreçleri hem insanlar hem de makineler tarafından gerçekleşecek. İçeriklerin kullanıcılar için uyarlanacağı, internete bağlanan her kişiye özel biçimde akıllı içerik oluşturulması ve dağıtılması sağlanacak.

Web 3.0’ın temel özellikleri

İnternetin bir sonraki aşamasını daha iyi anlamak için, Web 3.0’ın dört temel özelliğine bir göz atmamız gerekiyor:

  • Ubiquity (Her yerde bulunma)
  • Anlamsal Ağ
  • Yapay Zeka (AI)
  • 3D Grafik

Ubiquity (Her yerde bulunma)

Ubiquity özelliği, aynı anda her yerde bulunma gücüne sahip olmak anlamına geliyor. Bir başka deyişle, birden fazla yerde var olmak… Açıklamak gerekirse, Web 2.0 zaten her yerde bulunma özelliği içeriyor. Söz gelimi bir Facebook kullanıcısı, ekran görüntüsü alıp anında paylaşabilir. Bu paylaşım her yerde bulunmaya başlar, çünkü nereden paylaşılmış olursa olsun sosyal medya platformuna erişen herkes tarafından erişilebilir hale gelir.

Web 3.0 ise interneti her yerde, her zaman herkes için erişilebilir hale getirerek bunu bir adım daha ileri taşıyor. Nesnelerin İnterneti (IoT) teknolojisi çok sayıda yeni akıllı cihaz türü ortaya çıkardığından, gün gelecek ve internete bağlı cihazlar Web 2.0 standardındaki gibi sadece bilgisayar ve akıllı telefonlarla yetinmeyecek.

Anlamsal Ağ

Anlamsal veriler arasında ilişki kurularak çalışması sağlanacak. Bu nedenle Berners-Lee’ye göre Anlamsal Web sayesinde bilgisayarlar, internette yer alan içerik, işlem ve kişiler arasındaki bağlantıları analiz edebilir hale gelecek. Peki, pratikte bu nasıl çalışabilir? Örneğin şu iki cümleyi ele alalım:

  • I love Bitcoin
  • I  Bitcoin

Söz dizimleri farklı olsa da anlamsal içeriğe ve okuyanda uyandırdığı duyguya bakıldığında her iki cümle de neredeyse aynı.

Web üzerindeki anlamsal uygulamalar, makinelerin veri analizi yaparak anlamları ve duyguları çözmesini sağlıyor. Sonuç olarak internet kullanıcıları, gelişmiş veri bağlantısı ile daha iyi bir deneyime sahip oluyor.

Yapay Zeka (AI)

Wikipedia üzerinde yapay zeka, makinelerin sahip olduğu zeka olarak tanımlanıyor.

Web 3.0 makineleri, veriler üzerinden aktarılan duyguları okuyabileceğinden ve bunları anlamlı veriye dönüştüreceğinden akıllı makineler ortaya çıkacak. Web 2.0 benzer yetenekler sunsa da, ağırlıklı olarak insan tabanlı çalışıyor. Haliyle objektif olmayan ürün incelemeleri ve hileli puanlama gibi kötü niyetli davranışlar gözlenebiliyor.

Örneğin, Trustpilot gibi çevrim içi inceleme platformları, tüketicilerin herhangi bir ürün veya hizmet hakkında inceleme yapmasına olanak sunuyor. Ne yazık ki herhangi şirket, kalabalık bir insan grubuna ücret ödeyebilir ve ürünleri için gerçekte hak etmediği ölçüde olumlu yorum yapılmasını sağlayabilir. Bu nedenle internetin güvenilir veri barındırması için, orijinalleri sahteden nasıl ayırt edeceğini öğrenmesi gerekiyor ve bunu yapay zeka ile yapabilir.

Google tarafından geliştirilen yapay zeka, yakın zaman önce Robinhood uygulamasına gönderilen 100.000 olumsuz yorumu Play Store’dan sildi. Bu yorumlar, Gamespot fiyaskosunun ardından, uygulamanın puanını yapay olarak düşürmeyi amaçlıyordu. Bu süreç İnternet 3.0 ile yakında hayatımıza girecek. Blog sayfaları ve diğer çevrim içi platformlardaki veriler yapay zeka tarafından ele alınacak, her kullanıcının yorum ya da beğenisi süzgeçten geçecek. Yapay zeka ilerledikçe, kullanıcılara mümkün olan en tarafsız ve filtrelenmiş veriler sunulabilecek.

Uzamsal Ağ ve 3D Grafikler

Yapılan gelecek tahminlerinde, grafik teknolojisinde devrim yaşanacağı, fiziksel ve dijital görsel arasındaki mesafenin iyice kısalacağı düşünüldüğünden, Web 3.0 ile üç boyutlu (3D) sanal dünyalara odaklanılacak.

İki boyutlu alternatiflerinden farklı olarak 3D grafikler, sadece Decentraland gibi oyun uygulamalarında değil, aynı zamanda gayrimenkul, sağlık, e-ticaret ve daha birçok sektörde daha kullanılabilir hale gelecek.

Web 3.0 Uygulamaları

Web 3.0 uygulamalarının ortak gereksinimleri arasında büyük ölçekli verilerin işlenmesi, gerçek bilginin sunulması ve bunların yararlı biçimde kullanılması yer alıyor. Bununla birlikte, uygulamalar hala erken aşamada olduğundan çok daha fazla iyileştirme yapılabilir. Web 3.0 uygulamalarının potansiyel olarak ne şekilde işleyebileceğine dair her geçen gün yeni fikir üretiliyor.

Var olan ürün ve hizmetlerini İnternet 3.0 uygulamalarına dönüştüren dev isimler arasında Amazon, Apple ve Google yer alıyor. Web 3.0 teknolojilerinden faydalanan iki uygulama örneği olarak Siri ve Wolfram Alpha gösterilebilir.

Siri

Yıllar geçtikçe, Apple’ın ses kontrollü yapay zeka asistanı gelişti ve iPhone 4S modelindeki ilk halinden bu yana yetenekleri iyice arttı. Siri; karmaşık ve kişiselleştirilmiş komutları yerine getirebilmek için yapay zeka ile birlikte konuşma tanıma teknolojisi kullanıyor.

Günümüzde Siri’nin dışında Amazon Alexa ve Samsung Bixby gibi yapay zekalı asistanlar, “en yakın hamburger restoranı nerede” ya da “yarın sabah 8:00 için diş doktorumdan randevu al” gibi talepleri anlayabildiği gibi, gerçek zamanlı biçimde gerekli işlemi yapabiliyor.

Wolfram Alpha

Wolfram Alpha, arama motorlarının yaptığı gibi web sayfalarının listesini vermenin aksine sorularınızı doğrudan hesaplama yoluyla yanıtlayan “hesaplama bilgi motoru” olarak çalışıyor. Pratik bir karşılaştırma yapmak için hem Wolfram Alpha’da hem de Google’da “England vs Brazil” araması yapın ve farkı görün.

Google, en popüler arama olduğu için “futbol” kelimesini anahtar kelime olarak dahil etmeseniz bile Dünya Kupası’nın sonuçlarını veriyor. Diğer taraftan Alpha, iki ülke arasındaki detaylı bir karşılaştırma sunuyor. Bu örnek Web 2.0 ve 3.0 arasındaki temel farkı ortaya koyuyor.

Son Düşünceler

Yeni nesil internet, daha kişisel ve özelleştirilmiş bir tarama deneyimi sunarken daha akıllı ve daha insani dijital asistan ile merkeziyetsiz sistemlerinin faydalarından istifade edilmesine ve daha adil bir web oluşturulmasına yardımcı olacak. Bu sayede, her kullanıcıya kendi verileri üzerinde hak sahibi olma şansı sunulacak. Uygulamaya konduktan sonra gelecek sayısız yenilikle daha gelişmiş deneyim yaşatılacak.

Kaçınılmaz biçimde Web 3.0 kullanıma açıldığında, akıllı cihazların davranış kalıplarımızı nasıl değiştirdiğini göz önünde bulundurarak anlamak ne kadar zor olsa da, günlük hayatımızda internet çok daha fazla entegre hale gelecek.

Fırın, elektrikli süpürge ve buzdolabı gibi normalde çevrim dışı olan ev aletlerinin neredeyse hepsi nesnelerin interneti (IoT) ekosisteminin bir parçası olacak. Hem otonom sunucular hem de merkeziyetsiz uygulamalar (DApp) ile etkileşime girerek 21’inci yüzyılın sayısız “mucizevi” yeni teknolojisine güç vermek üzere blockchain ve dijital varlık sistemlerinden faydalanacaklar.

Kaynakça: https://coinmarketcap.com/alexandria/tr/article/what-is-web-3-0

Blog Yazılarımız

Seyahat ve Teknoloji ile ilgili her türlü blog ve yazıları burada bulabilirsiniz.

Daha detaylı bilgi almak veya paylaşmak istediğiniz yazı veya bilgi varsa tarafımıza mail@travelithouse.com maili üzerinden ulaşabilirsiniz.